Prof.Dr. Haldun OĞUZ - www.drhaldunoguz.com - 0 312 284 28 88 - 0 531 431 06 94 - Ankara
22 Mayıs 2016
ALERJİ İLAÇLARININ VE DOĞRU MİKTARDA SIVI ALIMININ SES KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ
29 Nisan 2016
SES OLUŞUMU: ANATOMİ VE FİZYOLOJİ

Ses oluşumu, anatomi ve fizyolojisi, hastalıkları ve ilişkili diğer konular hakkındaki tüm sunumlarıma aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
https://haldunoguz.wordpress.com/sunumlar-ders-notlari/
Prof.Dr. Hâldun OĞUZ
dr@haldunoguz.com
+90 531 431 06 94
04 Ocak 2015
Ses Teli Nodülleri
28 Kasım 2012
Sulkus: Eksizyon, Birincil Sütür ve Medializasyon Laringoplasti
26 Nisan 2008
SAĞLIKLI SES İÇİN ALTIN KURALLAR
Ses Hijyeni Nedir ?
Ses hijyeni, tıpkı ağız hijyeni gibi kişisel olarak takip etmemiz ve günlük hayatımız sırasında uymamız gereken bir çeşit davranışlar topluluğudur. Belirli şeyleri yaparak ve belirli şeyleri de yapmayarak sesimizin daha sağlıklı olmasını, daha az ses problemi ile karşılaşmayı ve bu problemler oluştuğunda onlardan en kısa sürede kurtulmayı sağlayabiliriz.
Sağlıklı bir ses için neler yapmalı, neler yapmamalı?
Düzenli ses egzersizleri yapın.
Nasıl bir atlet, performans sırasında kaslarının en iyi düzeyde olması için düzenli egzersiz yapıyorsa, siz de ses oluşturan kaslarınız ve diğer yapıları en iyi düzeye ulaştırmak için her gün ses egzersizleri yapmalısınız. Bu egzersizler, solunum desteğinizi arttırır, perde esnekliğinizi optimum düzeye getirir ve kaliteli bir rezonans için gereklidir. Tüm ses egzersizlerine ısınma egzersizleri ile başlayın ve mutlaka soğuma egzersizleri ile tamamlayın.
Düzenli fizik egzersiz yapın.
Unutmayın ki, sesiniz zihinsel ve duygusal durumunuzun, hatta vücudunuzun tamamını nasıl hissettiğinizin bir yansımasıdır. Herhangi bir yeriniz ağırır iken ya da moraliniz bozukken sesinizin nasıl çıktığını bir düşünün. Değil karşınızdaki kişiler, telefonda sesinizi duyanlar bile sizde bir problem olduğunu anlamazlar mı? Demek ki sağlıklı bir ses için sağlıklı bir vücut şart! Düzenli fizik egzersiz ile hem vücut postürünüz mükemmelleşir, hem de ses üzerine etkisinden ileride detaylı olarak bahsedeceğimiz stresten uzaklaşırsınız. Vücut postürünüzün düzelmesi, iskelet ve kas desteğinin sağlanması ile solunum desteğinizi olumlu yönde etkiler.
Sigara içmeyin!!!
Sesini önemseyen birisinin sigara içmesi pek de anlaşılır bir durum değil. Tamam, biliyoruz ki, Türk erkeklerinin %60'ı ve Türk kadınlarının %20'si sigara içiyor ve her yıl ülkemizde yaklaşık 100,000 kişi sigaraya bağlı nedenlerle aramızdan ayrılıyor ama bu kötü alışkanlığın özellikle ses sağlığı ile ilgili yaptıkları neler? Sigara öncelikle dehidratasyona yani su kaybına yol açıyor. Dudaklardan başlayarak bütün ses yolunu kurutuyor ve bu bölgelerde irritasyona ve iltihaba yatkınlığa neden oluyor. Bunların yanı sıra, seste kısıklığa ve kabalaşmaya, yani ses kalitesinde bozulmaya yol açıyor. İşin kötüsü, pasif sigara içimi yani kendisi sigara kullanmayanların çok sigara içilen yerlerde bulunması da ses kalitesini olumsuz olarak etkiliyor. Son olarak da biliyorsunuz ki sigara öldürüyor (bakınız sigara paketlerinin üzeri). Larinks (gırtlak) kanseri sigara içmeyenlerde nerede ise hiç görülmüyor ve larinks ile akciğer kanserlerinin baş aktörü sigara kullanımı!
Yeterli miktarda sıvı tüketin .
Ses tellerinizin istediğiniz performansı sağlaması için günde en az 2 litre kafeinsiz sıvı alımına ihtiyacı vardır. Sesiniz için en sağlıklı sıvı sudur. Günde 8-10 bardak içilen su, ses telleriniz için gereken lubrikasyonu sağlamanın yanı sıra gerekli subglottik (ses telleri altından gelen) basıncın da azalmasını sağlar. Sıcak spotlar altında ya da sıcak açık hava konserlerinde performans sergilerken elbette bu ihtiyaçlar da artar. Kolalı, alkollü, kafeinli içecekler ne yazık ki suyun sağladığı pozitif etkiyi sağlamaz, aksine sıvı kaybına yol açarak sıvı ihtiyacınızı arttırır.
Doç.Dr. Haldun OĞUZ tarafından kaleme alınan bu yazı, Volume dergisi Mayıs 2006 sayısında yayınlanmıştır.
15 Nisan 2008
Dünya Ses Günü
16 Nisan tarihi başta İngiltere ve ABD olmak üzere dünyanın değişik ülkelerinde "Dünya Ses Günü" olarak kutlanmaktadır. Ses sağlığı ve hastalıkları konusunda toplum bilincini arttırmayı amaçlayan bu gün dolayısıyla tüm ses camiasının gününü kutluyoruz.Sağlıklı bir ses dileğiyle...
Doç.Dr. Hâldun OĞUZ
11 Nisan 2008
Laringofaringeal Reflü Bulguları
04 Nisan 2008
Profesyonel Ses Derneği Toplantısı
http://www.professional-voice.org/ses_hastaliklari.pdf
26 Ocak 2008
7. AVRUPA LARİNGOLOJİ DERNEĞİ KONGRESİ
http://www.elsoc.org/
31 Ağustos 2007
ÇOCUK SES TELİ PARALİZİLERİNDE TEDAVİ
08 Mayıs 2007
VOKAL KORD POLİP VE KİSTLERİNDE SES TERAPİSİ
13 Mart 2007
SES TERAPİSİ
Ses terapisi, ses problemlerinin tamamında kullanılabilecek bir tedavi yöntemidir. Bazı ses rahatsızlıklarında tek tedavi yöntemi olarak kullanılır iken, bazılarında ise tıbbi (ilaçla) veya cerrahi tedavinin öncesi ve sonrasında destekleyici olarak kullanılabilir. Çok faydalı olmasına rağmen, hiçbir ses patolojisi için özgün bir ses terapisi yöntemi yoktur. Aksine, her hasta için seçilen ses terapisi yöntemi, yoğunluğu ve süresi, hastanın ihtiyaçlarına göre birbirinden farklı olmalıdır. İdeal olarak ses terapisine başlamadan önce hastanın ses probleminin nedeni belirlenmelidir. Bu amaçla objektif ses analizinin yapılması ve ses tellerinin videolaringostroboskopi ile değerlendirilmesi gereklidir. Elde edilen bulgular hasta ve ses terapisinde aktif rol oynayacak ekip ile (Kulak Burun Boğaz Uzmanı ve Ses Patoloğu) ve eğer hasta bir ses profesyoneli ise sesi ile ilgilenen diğer kişilerle (Ses Koçu, Şan Eğitmeni gibi) birlikte değerlendirilmeli ve terapi amaçları belirlenmelidir.
Son yıllarda larinks (gırtlak, hançere) hakkındaki bilgilerde görülen ani artış, ses ve ses rahatsızlıklarının fizyolojisi, bozuklukları ve tedavisine olan ilgiyi de arttırmıştır. Bu sayede sesin objektif değerlendirmesi ve ses tellerinin görüntülenmesi konularında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Böylece, çok daha hızlı ve doğru tanılar elde edilmekte ve tedavi sürecine bir an önce geçilebilmektedir. Her geçen gün, hem ses rahatsızlıkları ile uğraşan sağlık profesyonellerinin, hem de sesi ile hayatını kazanan ses profesyonellerinin zaman kısıtlılıkları da arttığından, günümüzdeki ses terapi protokolleri yaklaşık 6-10 seans olarak planlanmaktadır. Her ses terapisi yönteminin amaçları farklı olmakla beraber, tüm ses terapi teknikleri için evrensel olan bazı genel hedefler de mevcuttur. Bunlar gerek cerrahi öncesi yada cerrahi sonrası için verilen ses terapileri, gerekse tek tedavi olarak kullanılacak ses terapisi için önem arz eder:
- Hasta eğitimi: Hasta eğitimi, tüm tedavi protokolleri için birinci basamaktır. Her hasta, sesin nasıl oluştuğunu ve kendilerindeki problemin sesinde nasıl bir sıkıntıya yol açtığını anlamalıdır. Hasta ses terapisinin mantığını, kullanılacak tekniği ve tedavinin amaçlarını anlamalıdır. Tedavi yaklaşımı hastanın aklına yatmıyorsa, yada terapiyi uygulayacak kişi kararlı değil veya yeterli açıklama yapmıyorsa, hastanın tedavi programına uyum göstermesi güç olacaktır.
- Ses hijyeni: Her hasta için uygulanması gereken ses hijyeni kurallarının yanı sıra, her hasta için özgün olarak dikkat edilmesi, buna uygun olarak yapılması/yapılmaması gereken konular belirlenmelidir. Örneğin tüm ses kullanıcıları için yeterli sıvı alımı, gerekirse bulunulan ortamın nemlendirilmesi önemlidir. Kişisel ses kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi sahibi olunması, genellikle sesin yoğun olarak kullanıldığı ortam ve ortamdaki gürültü özelliklerinin bilinmesi, ve diğer çevresel faktörlerin irdelenmesi daha sağlıklı ses alışkanlıklarının kazanılmasını sağlayacaktır. Sigara kullanılmaması, genel stresin azaltılması, kullanılan ilaçlar ve bunların vücut sıvıları üzerine etkisinin bilinmesi de önemli gerekliliklerdir.
- Aşırı ses kullanma davranışının düzeltilmesi: Ses kısıklığı olan bireylerin daha alçak sesle konuşmasının sağlanması, yüksek sesle konuşmanın önlenmesi, alışkanlık haline gelmiş veya sık tekrarlanan boğaz temizleme hareketinin önlenmesi önemlidir. Sesin gün içerisinde toplam kullanımı azaltılmalıdır. Yüksek sesle gülmek, ağlamak ve öksürmek de sese zarar veren davranışlardır. Tüm bu kurallar, nörolojik nedenlere bağlı yada hipofonksiyonel ses kısıklığı olan hastalar dışında ses problemi olan bireyler için kullanılabilir.
- Üzerinde anlaşılan amaçlar ve beklentiler: Ses problemi olan birey ve ses terapisini verecek kişi, sesle ilgili bir problem olduğu, bununla ilgili bir şeyler yapılması gerektiği, izlenecek yol ve amaçlanan hedefler konusunda fikir birliği içerisinde olmalıdır.
- Hastanın sesindeki değişiklileri fark edebiliyor olması: Eğer hasta, sesinde ses terapisi ile oluşan değişiklikleri fark edemiyor yada hissedemiyor ise, ses terapisi fayda sağlayamaz. Bu durum ses profesyonellerinde sık rastlamadığımız, ancak özellikle yaşlı popülasyonda ve nörolojik problemli bireylerde çok karşılaştığımız bir durumdur.
Hepinize sağlıklı ses dileklerimle…
Dr. Haldun OĞUZ tarafından kaleme alınan bu yazı, Volume dergisi Ekim 2006 sayısında yayınlanmıştır.
11 Şubat 2007
WERNER SENDROMU VE SES
Dr. Hâldun OĞUZ
drhoguz@gmail.com
10 Şubat 2007
SAĞLIKLI SES İÇİN SAĞLIKLI REZONATÖR 2
Dr. Hâldun OĞUZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı
08 Şubat 2007
SAĞLIKLI SES İÇİN SAĞLIKLI REZONATÖR 1
Dr. Hâldun OĞUZ
drhoguz@gmail.com
09 Ocak 2007
LARİNGOFARİNGEAL REFLÜ VE FONKSİYONEL DİSFONİ
Dr. Hâldun OĞUZ
21 Aralık 2006
SES PROFESYONELLERİNDE AKUT SES PROBLEMLERİ
Ses profesyonellerinin akut ya da kronik ses problemlerini aşmaya çalışırken en büyük yardımcılarımızdan birisi, bu önemli gruba özel hazırlanan hasta bilgi formlarıdır. Bizim şu anda bu hasta grubu için kullandığımız form, Prof.Dr. Sataloff tarafından oluşturulan 'Profesyonel Ses Kullanıcıları için Hasta Hikaye Formu'nun bir modifikasyonudur. Yedi sayfadan oluşan bu form, hastayla ilgili genel bilgilerin yanı sıra ; ses problemi ile ilgili detayları, kişinin ses eğitimi geçmişi ile ilgili bilgileri, ses kullanım sıklığı ve kalitesini, ses ısınma egzersizlerini, genel sağlık bilgilerini, kişisel alışkanlıklarını, sağlıkla ilgili kişisel ve aile geçmişinin detaylı incelemesini ve maruz kaldığı ses risklerini içermektedir.
Ses problemi kısa süredir var ise, yakın dönemdeki bir ses eğitmeni değişikliği, ya da repertuara yeni katılan bir şarkı problemin nedeni olabilir. Ses probleminin yanı sıra bulunan diğer belirtiler de çok dikkatle incelenmelidir. Örneğin, akut larenjiti olan bir hastada burunda salgı artışı, baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik olması dikkate alınmalıdır. Ses problemi nedeniyle ses doktoruna gelen bir sanatçı, kendisine farenjit, bulantı, kusma, ishal ile ilgili sorular sorulmasını anlamsız bulabilir. Bu tür durumların sesin etkin olarak çıkması için gereken postürü sağlayan kas iskelet sistemi için ne kadar önemli olduğu düşünülürse bu soruların da anlamlılığı ortaya çıkar.
Mide içeriğinin ses oluşturan mekanizmalarla direkt teması anlamına gelen laringofaringeal reflüye özellikle önem gösterilmelidir. Toplumda yaygın olan kanı, reflünün ağıza acı su gelmesinden ibaret olduğu şeklinde olmakla birlikte, sessiz reflü aslında çoğu bireyi etkilemektedir. Bu durum, özellikle sık acılı yiyecekler tüketen ve domates bazlı soslar kullananlarda daha çok karşımıza çıkmaktadır. Reflü tanısının konması, hastaya herhangi bir zorluk getirmeksizin, rutin ses değerlendirme ekipmanları ile (videolaringoskopi) yapılabilmektedir. Reflünün ses kalitesi üzerine olan etkisi, yaptığımız klinik çalışmalar ile de objektif olarak ortaya konmuştur (H Oğuz, et al. Journal of Voice, in press). Reflünün birçok belirtisi olmakla birlikte, ses profesyonellerine özgün olarak gördüğümüz belirtiler sabahları daha belirgin olan ses kısıklığı ve ses ısıtma süresinin uzamasıdır.
Birçok endokrin problem, başta mensturasyon period anomalileri ve gebelik olmak üzere, kişinin ses performansını etkileyebilir. Oral kontraseptiflerin (Gebelik önleyici ilaçlar) ses üzerine olan etkisi de uzun yıllardır bilinmektedir. Progesteron içeriği yüksek olan preparatların kadın sesinde erkeksi bir derinleşmeye yol açtığı bildirilmiştir. Günümüzde kullanılan oral kontraseptiflerde östrojen ve progesteron oranları çok dengeli olsa da, hala %5 kadar kullanıcıda ses problemleri rapor edilmektedir. Bu nedenle, kadın sanatçılarda bu durum göz ardı edilmemelidir. Benzer şekilde, hemen her ilacın ses üzerine etkisi olmasına rağmen, belirli bazı grup ilaçlar ses üzerine çok daha etkilidir. Örneğin hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaç türleri salgıları koyulaştırıcı ya da kurutucu etki gösterebilir, ya da kronik kuru öksürüğe neden olabilir. Tekrarlayan öksürük yada yetersiz salgı nedeniyle ses tellerinin maruz kaldığı travma ses tellerinde tedaviye rezistan bir ödem oluşmasına yol açabilir.
Op. Dr. Haldun OĞUZ - Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı
Psik. Duygu EKİNCİ - Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı
19 Aralık 2006
ŞOV DEVAM ETMELİ, AMA NASIL?
Gösteriye saatler kalmış ama şarkıcımız hasta! Tamam, şov devam etmeli, ama şarkıcımız ne olacak? Bu akşam sahne almalı mı, almamalı mı? Bugün söylemesinin gelecekteki profesyonel yaşamı için uygun bir karar olup olmadığına kim, nasıl karar verebilir? Eğer bugün sahneye çıkarsa sesi istediği gibi çıkacak mı? Bu sorular çok sık olmasa da, ses sanatçılarının, ses koçlarının ve ses doktorlarının kafasını kurcalar.
24 Eylül 2006
VOKAL KORD PARALİZİSİNİN SES KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ
http://hoguz2.blogspot.com
19 Eylül 2006
SES TERAPİSİ - II
Son yıllarda larinks (gırtlak, hançere) hakkındaki bilgilerde görülen ani artış, ses ve ses rahatsızlıklarının fizyolojisi, bozuklukları ve tedavisine olan ilgiyi de arttırmıştır. Bu sayede sesin objektif değerlendirmesi ve ses tellerinin görüntülenmesi konularında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Böylece, çok daha hızlı ve doğru tanılar elde edilmekte ve tedavi sürecine bir an önce geçilebilmektedir. Her geçen gün, hem ses rahatsızlıkları ile uğraşan sağlık profesyonellerinin, hem de sesi ile hayatını kazanan ses profesyonellerinin zaman kısıtlılıkları da arttığından, günümüzdeki ses terapi protokolleri yaklaşık 6-10 seans olarak planlanmaktadır. Her ses terapisi yönteminin amaçları farklı olmakla beraber, tüm ses terapi teknikleri için evrensel olan bazı genel hedefler de mevcuttur. Bunlar gerek cerrahi öncesi yada cerrahi sonrası için verilen ses terapileri, gerekse tek tedavi olarak kullanılacak ses terapisi için önem arz eder:
- Hasta eğitimi: Hasta eğitimi, tüm tedavi protokolleri için birinci basamaktır. Her hasta, sesin nasıl oluştuğunu ve kendilerindeki problemin sesinde nasıl bir sıkıntıya yol açtığını anlamalıdır. Hasta ses terapisinin mantığını, kullanılacak tekniği ve tedavinin amaçlarını anlamalıdır. Tedavi yaklaşımı hastanın aklına yatmıyorsa, yada terapiyi uygulayacak kişi kararlı değil veya yeterli açıklama yapmıyorsa, hastanın tedavi programına uyum göstermesi güç olacaktır.
- Ses hijyeni: Her hasta için uygulanması gereken ses hijyeni kurallarının yanı sıra, her hasta için özgün olarak dikkat edilmesi, buna uygun olarak yapılması/yapılmaması gereken konular belirlenmelidir. Örneğin tüm ses kullanıcıları için yeterli sıvı alımı, gerekirse bulunulan ortamın nemlendirilmesi önemlidir. Kişisel ses kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi sahibi olunması, genellikle sesin yoğun olarak kullanıldığı ortam ve ortamdaki gürültü özelliklerinin bilinmesi, ve diğer çevresel faktörlerin irdelenmesi daha sağlıklı ses alışkanlıklarının kazanılmasını sağlayacaktır. Sigara kullanılmaması, genel stresin azaltılması, kullanılan ilaçlar ve bunların vücut sıvıları üzerine etkisinin bilinmesi de önemli gerekliliklerdir.
- Aşırı ses kullanma davranışının düzeltilmesi: Ses kısıklığı olan bireylerin daha alçak sesle konuşmasının sağlanması, yüksek sesle konuşmanın önlenmesi, alışkanlık haline gelmiş veya sık tekrarlanan boğaz temizleme hareketinin önlenmesi önemlidir. Sesin gün içerisinde toplam kullanımı azaltılmalıdır. Yüksek sesle gülmek, ağlamak ve öksürmek de sese zarar veren davranışlardır. Tüm bu kurallar, nörolojik nedenlere bağlı yada hipofonksiyonel ses kısıklığı olan hastalar dışında ses problemi olan bireyler için kullanılabilir.
- Üzerinde anlaşılan amaçlar ve beklentiler: Ses problemi olan birey ve ses terapisini verecek kişi, sesle ilgili bir problem olduğu, bununla ilgili bir şeyler yapılması gerektiği, izlenecek yol ve amaçlanan hedefler konusunda fikir birliği içerisinde olmalıdır.
- Hastanın sesindeki değişiklileri fark edebiliyor olması: Eğer hasta, sesinde ses terapisi ile oluşan değişiklikleri fark edemiyor yada hissedemiyor ise, ses terapisi fayda sağlayamaz. Bu durum ses profesyonellerinde sık rastlamadığımız, ancak özellikle yaşlı popülasyonda ve nörolojik problemli bireylerde çok karşılaştığımız bir durumdur.